Arguman Taktigi

Shimdi bakiniz: Dini, ve dindarin argumanini curutecek shey. (Yani gercek dindardan bahsetmiyorum, dindar oldugunu iddia edenler var ya, genellikle tek bir kitaptan referans verirler bunu sana karsi kullanirlar falan, onlardan bahsediyorum.)
Cok basit.
“Degisim iceriden gelir lafi.”
bunu biri yardim etsin tercume ecin ltf: “If you don’t go within, you go without”.
Ya da “As above, so below.” – Yukarida ne ise, iceride o.

Simdi, bildigimiz stereotip dindar ise, senin kafanin bunlara hic basmadigini, bunlarin farkinda bile olmadigini farzederek, sana akil veriyor sozum ona. Konu tam olarak budur.
Bilmiyor ki, ben o ishi iceride “process” ederken, ve/veya ettikten sonra karsimdakine bunu empoze ihtiyaci cok fazla duymuyorum; yani anlatma ihtiyaci duyarim ok, ama ay al illa ki boyle yap, tek sekil budur, bir iddiam yok. Yani kendimi, haddimi bilmeye calisiyorum iste.

Sonra kalkmislar, illuminati falan da, dunyaya disaridan seytanlar dominasyon getirecekmis de, korkmaliymisiz da, abicim, zaten bildigimiz, bizim tanidik/ashina oldugumuz tarihe baktigimizda TEKlik zaten konu; zaman gectikce sanki birazcik daha insanlar hak elde etmish falan… Evrimler, devrimler, mevrimler.
Yani TEKlik olayi zaten var. Dunya Dominasyonuymus (World Domination) o da zaten var. Sadece Internet’le daha cok insan gormeye basladi herseyin de sandigimiz gibi de olmadigini…

Konu pozitif tavir ile Direkt Demokrasi yaklasimi bence. Hem icsel hem dışsal durumlar icin. Denge. Ying Yang.

Ego ile degil,
Sevgi ile.

-eh.