Sultanimla Olan Monologlarim  (adli yazi dizisi S02E01)

Sevgili Sultaanim,

Bak simdi ben neden gittim Amerika’ya, dinle. Sen Imam Hatip’i bitirdikten bir kac sene sonra ben Uskudar Amerikan Kiz “KOLEJ”ine girdim. Bilirsin bu okullarda okuyan ATlar, (at diyorum cunku jokeylerimiz annelerimizdi bu arada), kurslara Universite Sorularini anlayabilmek icin Tirkce’lerini ogrenmek icin gidermish meger. Ben ne bileyim. O kadar kendime guveniyorum ki, cunku malum, bu okullardan mezun olurken universite sinavlarini kazanamayip giremeyen yoktur. Yani basari orani her daim 100’de 100’dur. Iste en kotu okuduklari universite o zamanlar Bogaziciydi. Oyle diyeyim.
Ben saf ve salak avare kiz, o guvenle, o kurslara gitmedim tabi. :D
Nassa kazanacaz ya. Tabi OSS’de bu oneri dogru. Hakkaten simdi girsem OSS’ye ama (bizim o zamanki sistemi diyorum) gene kazanirim, dusunun sayin baskanim o derece.

Ve Agustos ayiydi gunlerden hic unutmam. :D lol
Bunu yazarken shoyle kendime ….’la (pardon my french) guluyorum su anda. Gasteyi actim, bakiyorum, bakiyorum adim yok! Hala kazandigimdan eminim. Toplam 4 tercih yapmisim o kadar eminim yani kazandigimdan. YOX Reis! TIX yox! :D
Sora annem geldi, dedi ki, kazanamadin namisssiz!!! :D Sinirinden gulmekten yerlerde kadin, rahmetli, ne cekti o benden yazix!
Sanirim tum bunlar onun mustahaki, haketmisim demek… :D

Problem Child’dik biz, abim daha da az olsa o da…
Ama o benden daha akilli oldugu icin, o sizin tabirinizle akilli olan, biz tuzaga dustuk, salagiz biraz. :)

Yok, e tabi kazanamam, hala bilmem tirkce’lerini biyoloji, matematik, fizik, kimya falan, bi iste ingilizce’den 100’de 100 skor cekmistim o kadar. O da pek bi isime yaramamisti.

Cunku benim asil istedigim, Bilgisayar Muhendisligi okumakti. 80’lerde henuz sadece 3 okulda vardi bu bolum. Ve puanlari cox yuksekti. Ankara Fen Lisesi midir, Ataturk Fen Lisesi midir nedir, onlar bize fark atardi. Simdi itiraf etmek hakkini vermek gerekir. Eh ben zaten kendime guvenmezdim. O yuzden yazmadim bile.
2.cide de o guvensizligimle kazana kazana anca Istanbul Ing. Isletmeyi kazandim ki, o da biz o sene girdik normal Isletmeye ve Ing. yaptilar, otomatikman Ing bilenler zaten oraya gectik. Armut pish agzima dush oldu yani biraz. :)))

Senin temelin zayif, (UAKL’de notlarim iyi degildi cunku, hep ikmale de birakirlardi, ben kalmazdim, onlar birakirdi! Buna da ayrica dikkatinizi cekeyim!!!???!!! ;) ) Zaten kizsin senden muhendis olmaz, falan gibi subliminal dediginiz turden mesajlar.

Bakmayin hocam siz. Egitimi bu yuzden beceremediniz. Kimse beceremedi cunku bu ulkede. Bence bakin bu konuda suc sizde degil. Simdi sezarin hakkini verelim. Bilirsiniz beni dogruya dogru, dobra bir tipimdir. Zaten ondan dolayi da bi sempatiniz de yok degil bana onu da bilirim. :)

Neyse, Sultanim, Ben tabi o zaman daha bebeyim, safim. Inandim bu sublime subliminal abukluklara sizin gibi. Girdim IU “INGILIZCE” isletmeye, pasha pasha, ay pardon, hanim hanim okumaya… Ve derslerden bir tanesi bilgi islem dersiydi. Iste orda dedim ya bu ne!
Cok basit! Ne zevkli!
Iste tam ben bu farkedisleri yasarkene aga beyim olan sahis, ki gorusmeyiz yillardir, bu ulkede adam gibi bi okula giremedigi icin, cunku o St. Benoit okudu :D lol. Okumadi gibi bishey yani. Bunu bizimkiler ne yapti etti, yemedi icmedi, yolladi Amerika’lara okutmaya.

Ki adam gibi bi yerde okusun da helak olmasin zavalli diye. Sonra eshitlik olsun diye 1 seneligine beni de yolladilar. Burda kaydimi dondurdum gittim. Sagolsun cok saygi duydugum bir muhendis cocukluk arkadasim da beni ikna etti ki ben meger Computer Science okuyabiliyormusum. Ben de orda tekrar sifirdan basladim bu bolume.

Wallahi bi sekilde mezun olabilidim. Ondan sonra da o diploma ile green card alacaktim ki iptal ettirdim dondum. Bu sefer ish yok guc yok burda, Canada’ya basvurdum, beni aldi meslekten.

Yani efendim, burada imkan olsaydi burada okurdum. Benim ailem zengin de degildi. Bizi okuturkene.

Resume’me bakmaniz yeterli, nereye faydam dokunmus nereye dokunmamis.

Bir ulkede adam gibi egitim almak icin, ilk yuze girmek zorunda olmak! Istedigin bolumu okuyamamak.

Bunlar siz dahil hepimizin hali hazirdaki en buyuk sorunudur.

Kim, kim ve ne olursa olsun farketmez. Hepimiz Allah katinda biriz.

Hepinize Sevgiler
Egolarimiz bizi kanser yapiyor.

-ece

Bilgisayara Giris : Klavye

Shimdi biraz “Bilgisayara Girish” dersi isleyelim.

Klavye: Dikkat edecek olursaniz klavyenin islevselligini arttirmak icin, “Alt”, “Shift”, “Ctrl”, Tirkiye gibi ulkelerde “Alt gr” gibi tushlar vardir.
Eger DOS’daysaniz, Ctrl+Alt+Del tuslarina ayni anda bastiginizda makina soft-boot yapar (yeniden baslar(restart)).
Windoze’da iseniz, Task Manager’i acar ki kullanmayi bilmiyosaniz kolayca sistemin icine edebilirsiniz. Cok fazla efor gerektirmez.

Bugun artik dunyamiz tam olarak iki kutba ayrilmis vaziyettte. Neo-naziler dedikleri Neo-fasistlerle, onlara karsi duran Antifa fasistleri. Iste bunlara da Alt-R ve Alt-L nick’ini koydular, yeni terimler bunlar.

Alt ingilizce’de alternative kelimesinin kisaltilmis hali. Ctrl da malum Control zaten.
Del ise “delete”. Sil yani.
L : Left (sol)
R: Right (sag)

Benim nacizane onerim Ctrl+L ve Ctrl+R yaratmak.

Cunku bir de Ctrl+Brk tush kombinasyonu var ki. Bu temiz cozum, ideal cozum fakat mecbur kalindiginda yani bir sonsuz dongu (infinite loop) ya da calismakta olan ama birturlu kapatamadigin bir sistem gibi durumlarda soz konusu, yoksa cok da gerek yok.

Yoksa CTRL+ALT+DEL yapacaklar. Ona gore.

NWO’da (yeni dunya duzenine) tekrar osh geldiniz.

-e.

Arguman Taktigi

Shimdi bakiniz: Dini, ve dindarin argumanini curutecek shey. (Yani gercek dindardan bahsetmiyorum, dindar oldugunu iddia edenler var ya, genellikle tek bir kitaptan referans verirler bunu sana karsi kullanirlar falan, onlardan bahsediyorum.)
Cok basit.
“Degisim iceriden gelir lafi.”
bunu biri yardim etsin tercume ecin ltf: “If you don’t go within, you go without”.
Ya da “As above, so below.” – Yukarida ne ise, iceride o.

Simdi, bildigimiz stereotip dindar ise, senin kafanin bunlara hic basmadigini, bunlarin farkinda bile olmadigini farzederek, sana akil veriyor sozum ona. Konu tam olarak budur.
Bilmiyor ki, ben o ishi iceride “process” ederken, ve/veya ettikten sonra karsimdakine bunu empoze ihtiyaci cok fazla duymuyorum; yani anlatma ihtiyaci duyarim ok, ama ay al illa ki boyle yap, tek sekil budur, bir iddiam yok. Yani kendimi, haddimi bilmeye calisiyorum iste.

Sonra kalkmislar, illuminati falan da, dunyaya disaridan seytanlar dominasyon getirecekmis de, korkmaliymisiz da, abicim, zaten bildigimiz, bizim tanidik/ashina oldugumuz tarihe baktigimizda TEKlik zaten konu; zaman gectikce sanki birazcik daha insanlar hak elde etmish falan… Evrimler, devrimler, mevrimler.
Yani TEKlik olayi zaten var. Dunya Dominasyonuymus (World Domination) o da zaten var. Sadece Internet’le daha cok insan gormeye basladi herseyin de sandigimiz gibi de olmadigini…

Konu pozitif tavir ile Direkt Demokrasi yaklasimi bence. Hem icsel hem dışsal durumlar icin. Denge. Ying Yang.

Ego ile degil,
Sevgi ile.

-eh.